KİMYASAL
BAĞLAR
Moleküllerde atomları bir arada tutan kuvvete kimyasal bağ denir.
Bir kimyasal bağın oluşabilmesi için atomların tek başlarına
bulundukları hale göre daha kararlı olmaları gerekir. Atomlar bağ yapıyorlarsa
daha kararlı hale geldiklerinden dolayıdır.
Atomlar arasında bağ meydana gelirken enerji açığa çıkar yani, bağ
oluşumu olayı ekzotermik, bağ kırılması olayı ise endotermiktir.
Bir kimyasal bağ oluşurken ne kadar enerji açığa çıkıyorsa, bu bağı
kırmak için aynı miktar enerji gerekir.
Bir kimyasal bağ oluşurken ne kadar çok enerji açığa çıkıyorsa, oluşan
bağ o kadar sağlam, oluşan bileşik o kadar kararlıdır.
Bir
atomun yapabileceği bağ sayısı, sahip olduğu veya az bir enerjiyle sahip
olabileceği yarı dolu orbital sayısı
kadardır.
Atomlar bağ yaparlarken son yörüngelerini
soy gazlara benzetmeye çalışırlar. Soygazların bağ yapamamalarının nedeni son
yörüngelerinin dolu olmasındandır.
Molekül İçi Bağlar:
Kimyasal bağ tanımı, molekül içi bağlar içindir. Molekül içi bağlar iyonik bağ ve kovalent bağ olmak üzere ikiye ayrılır.
1.) İyonik Bağ:
Bir atomdan diğerine elektron aktarılması sonucu oluşan
iyonların çekimine dayanan bağa iyonik
bağ, bu şekilde oluşan bileşiğe de iyonik
bileşik denir. Elektron veren atom (+) yük, elektron alan atom ise (-) yük
kazanır. Oluşan katyon ve anyon birbirini çeker ve birleşirler. Bu çekim
oldukça güçlüdür. Bu nedenle iyonik bileşikleri ayrıştırmak zordur.
İyonik bileşikler;
Oda sıcaklığında katıdırlar.
Erime noktaları yüksektir.
Katı haldeyken elektriği iletmezler, ergimiş halleri yada sulu
çözeltileri elektriği iletir.
Belirli kristal yapıları vardır.
Metallerle ametaller arasında meydana gelirler. Bileşiği oluşturan metal
periyodik cetvelde ne kadar solda ve aşağıdaysa, ametal ne kadar sağda ve
yukarıdaysa oluşan bileşiğin iyoniklik derecesi o kadar fazladır.
NaCl , KBr , Al2S3 , Ca3P2 , … iyonik bileşiktirler. İyonik bileşiklerde metalin verdiği elektron sayısı ametalin aldığı elektron sayısına eşittir.
2.) Kovalent Bağ:
Ametal atomları arasında elektronların ortaklaşa
kullanılması sonucu oluşan bağa
kovalent bağ denir. Kovalent bağ ikiye ayrılır.
a) Apolar Kovalent Bağ:
Aynı cins ametal atomları arasında elektronların ortaklaşa
kullanılması sonucu oluşan bağa apolar
kovalent bağ denir. H2 ,
N2 , O2 , F2 , Cl2 , Br2
, I2 , P4 , S8 , … molekülleri apolar kovalent
bağ içerirler. Bu moleküller apolar kovalenttirler.
Apolar kovalent moleküllerde bağı oluşturan atomlar aynı cins olduklarından bağı meydana getiren elektronlar her iki yöne eşit kuvvetle çekilirler. Bu nedenle elektronlar her iki atoma da eşit uzaklıkta bulunurlar. Bu durumda kutuplanma meydana gelmez. Bu şekilde oluşan bağa apolar kovalent bağ,oluşan moleküle de apolar kovalent molekül denir.
H2 molekülünde
elektron nokta yapısı ve atomlar arasındaki bağlanma aşağıdaki gibidir.
F2 molekülünde elektron nokta yapısı ve bağlanma aşağıdaki gibidir.
O2 molekülünde elektron nokta yapısı ve bağlanma aşağıdaki gibidir.
Soru: N2 molekülünde elektron
nokta yapısını ve bağları gösteriniz.
b) Polar Kovalent Bağ:
Farklı cins ametal atomları arasında elektronların
ortaklaşa kullanılması sonucu oluşan bağa polar
kovalent bağ denir.
Farklı cins ametal atomlarının elektronegatiflikleri de farklı olduğundan bağı meydana getiren elektronlar elektronegatifliği fazla olan atoma daha yakın olurlar. Elektronlar elektronegatifliği fazla olan atoma daha yakın olduklarından o atomu kısmen negatif yükle yükler. Diğer atom ise kısmen pozitif yükle yüklenmiş olur. Bu nedenle kutuplanma meydana gelir. Böylece oluşan bağa polar kovalent bağ denir. Polar kovalent bağ içeren bileşiklerin bir kısmı polar, bir kısmı apolardır. HF bileşiği polar kovalent bir bileşiktir.
Bazı durumlarda polar kovalent bağ içeren
bileşikler apolar olabilirler. Bu durum molekül geomet-risinden kaynaklanır.
Polar kovalent bağ içeren bileşiklerde molekül geometrisi bileşke kuvveti
sıfırlayacak bir durum meydana getiriyorsa bileşik apolar olur. Örneğin
aşağıdaki bileşikler polar kovalent bağ içermelerine rağmen apolar
bileşiklerdir.
c) Koordine Kovalent Bağ:
Atomlar arasında bağ meydana gelirken bağı
meydana getiren atomlar-dan biri bağ oluşumunda kullanılan her iki elektronu da
sunuyorsa oluşan bağa koordine kovalent
bağ denir.
Örneğin;
H+ ve OH-
iyonları H2O oluşturmak üzere
bağlanırken bağ oluşumunda kullanılan iki elektronun ikisi de OH-
iyonundaki O atomu tarafından sunulmuştur. Bu nedenle H ile O arsında koordine
kovalent bağ oluşmuştur.
NH3 ile BF3 arasında NH3-BF3 molekülü oluşurken de koordine kovalent bağ
oluşmaktadır.
II. Periyot
Elementlerinin Bağ Yapma Özellikleri:
II. Periyot elementlerinin H
veya halojenlerle (bir bağ yapan atomlarla) oluşturduğu bileşiklerin bazı
özellikleri aşağıdaki tablodaki gibidir.
*İki atom arasında tek bağ varsa bu bağ sigma (σ) bağıdır. İkili (çift) bağ varsa biri sigma (σ) diğeri pi (π) bağıdır. Üçlü bağ varsa biri sigma (σ) diğer ikisi pi (π) bağıdır. Sigma bağları pi bağlarından kuvvetlidir. Bağ uzunlukları ise; üçlü bağ < ikili bağ < tek bağ şeklindedir.
Pi (π) bağları hibritleşmeye katılmamış orbitaller arasında meydana gelir. Sigma (σ) bağları iki atom arasındaki düzlemde, pi (π) bağları ise düzlem dışında meydana gelir.
*Bir C atomu hiç π bağı yapmamışsa; sp3 , 1 tane π bağı yapmışsa; sp2 , 2 tane π bağı yapmışsa; sp hibritleşmesine uğramıştır.
Örnek: Aşağıdaki molekülde;
a) Kaç sigma (σ) kaç pi (π) bağı vardır?
b) Numaralandırılmış karbon atomları hangi
hibritleşmeyi yapmıştır?
Çözüm:
a) Açık formülden de görüldüğü gibi molekülde toplam
21 bağ vardır. İki atom arasında oluşan ikinci ve üçüncü bağlar pi (π) bağı
olduğundan molekülde 4 tane pi (π)
bağı bulunmaktadır. Geri kalan bağlar sigma (σ) bağıdır bu nedenle
molekülde; 21 – 4 = 17
tane sigma (σ) bağı vardır.
b) 1. ve 8.C :
sp3 , 2., 3. , 6. ve 7.C : sp2 , 4. ve 5. C : sp , hibritleşmesi yapmıştır.
Moleküller Arası Bağlar:
Aynı veya
farklı cins moleküller arasında, moleküllerin yapısına göre çeşitli çekim
kuvvetleri bulunur.
Bu çekim
kuvvetleri maddenin sadece katı ve sıvı hallerinde (yoğun fazlarında) meydana
gelir.
Bu kuvvetlere moleküller arası bağlar denir. Maddenin
gaz halinde moleküller arası bağlar
(çekim
kuvvetleri) bulunmaz.
Maddelerin erime ve kaynama noktalarının
yüksek yada düşük olması, moleküller arası bağların kuvvetiyle doğru
orantılıdır.
1.) Van der Waals Bağları:
Kovalent bağlı apolar
bileşiklerde ve soygazlarda, katı ve sıvı hallerde (yoğun fazlarda) moleküller
veya atomlar arasında sadece Van der Waals bağları vardır. Van der Waals
bağları zayıf çekim kuvvetleridir. Taneciklerin birbirlerine yaklaşmasıyla
oluşan kısmi kutup-lanma sonucu meydana gelir. CH4 , CO2
, H2 , O2 , Cl2 , P4 , He , Ne , Ar
, … gibi maddelerde yoğun fazlarda tanecikler arasında sadece Van der Waals
bağları bulunur.
Van der Waals bağlarının kuvveti
aşağıdakilere bağlıdır;
a) Maddedeki elektron sayısı ile yada
maddenin molekül kütlesiyle (MA) doğru orantılıdır.
Örneğin
halojenlerde erime ve kaynama noktası grupta aşağı doğru artar. Halojenlerde
EN ve
KN sırası;
I2
> Br2 > Cl2 > F2 ‘dir. Çünkü aşağı
doğru MA artmaktadır.
b) Organik izomer bileşiklerde (MA’ları
aynı) dallanma arttıkça Van der Waals kuvvetleri azalır.
Normal pentan, izo pentan ve neo pentan
izomerdirler.Yani kapalı formülleri aynı (C5H12), açık
formülleri farklıdır. Neo pentanda dallanma daha fazla olduğundan erime ve
kaynama noktası en düşüktür. Normal pentanda ise erime ve kaynama noktası en
büyüktür.
2.) Dipol-Dipol Etkileşimi:
Polar bileşiklerde
moleküller arasındaki çekim kuvvetlerine dipol-dipol etkileşimi denir.
Dipol-dipol etkileşimi, polar moleküllerde bir molekülün (+) ucuyla başka bir
molekülün (-) ucu arasında meydana gelen çekim kuvvetidir.
Dipol-dipol etkileşimi Van der Waals bağlarından kuvvetlidir.
3.) Hidrojen Bağı: Hidrojenin, elektronegatifliği
yüksek F , O , N atomlarından birine
doğrudan bağlı olduğu bileşiklerde meydana gelen moleküller arası çekim
kuvvetleridir.
C2H5-OH , NH3 , CH3-COOH ,
…. gibi bileşiklerde de
moleküller arasında hidrojen bağları vardır. Hidrojen bağları dipol-dipol etkileşiminden kuvvetlidir.
*İki molekül arasında meydana gelen hidrojen
bağı sayısı arttıkça maddenim erime ve kaynama noktası artar.
Örnek: Aşağıdaki bileşiklerin kaynama noktalarını
sıralayınız.
Çözüm: I. bileşikte moleküller 3 H bağı yaparlar. II.bileşikte hidrojen bağı yoktur. III.
bileşikte moleküller 1 hidrojen bağı yaparlar.
IV. bileşikte moleküller 2 hidrojen bağı yaparlar. Bu nedenle kaynama noktası sırası; I
> IV > III > II
şeklindedir.
*Hidrojen bağı yapan bileşikler birbirinde
iyi çözünürler.
4.) Ağ Örgülü Kovalent Bağ:
4A grubu elementlerinden C , Si ve bunların oluşturduğu maddelerde görülür.
Elmas , grafit , SiO2 , SiC maddelerinde ağ örgülü kovalent bağ
vardır. Erime ve kaynama noktaları oldukça yüksek olup suda çözünmezler.
5. Metalik Bağ: Metal atomları arasında meydana gelen
çekim kuvvetleridir. Metallerin dış yörünge elektronları komşu metal
atomlarının dış yörüngelerine geçerek metali bir uçtan diğer uca dolaşır.
Elektronlar bir sel gibi akarken metal atomu çekirdekleri sabittir. Çekirdekler,
elektron denizinde yüzen adacıklar gibidirler. Çekirdekler arasındaki
elektronlar metal atomlarını bir arada tutarlar. Bu çekim kuvvetlerine metalik bağ denir. Metalik bağ sadece
metal atomları arasında oluşur.
Metalik bağın kuvveti metal özellikle ters
orantılı olarak değişir. Yani periyodik cetvelde yukarı ve sağa gidildikçe
metalik bağ kuvveti artar.
Örnek: Aşağıda
periyodik cetvelden bir kesit verilmiştir. X , Y ve Z’nin erime noktasını büyükten
küçüğe
doğru
sıralayınız.
1A 2A …………3A
|
X |
|
|
|
|
|
Y |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Z |
|
|
|
|
|
|
Çözüm:
Metalik bağ kuvveti yukarı ve sağa doğru artar. Bu nedenle erime
noktaları; Y
> X > Z şeklinde
sıralanır.
6.) İyonik Bağ: Hem molekül içi hem de moleküller
arası bağlar grubuna girer.
Suda Çözünme:
Su polar bir
bileşiktir. Ayrıca molekülleri arasında hidrojen bağları yapar. Bu nedenle
polar maddeler suda iyi çözünürler. Hidrojen bağı yapan bileşikler ise suda
daha iyi çözünürler. Çünkü kimyada benzer benzeri çözer, ilkesi vardır.
Örnek: CH4 , NH3 , C2H5OH
, HF , HCl , I2 , H2
maddelerinden hangileri suda az çözünürler?
Çözüm: CH4 , I2
ve H2 maddeleri apolar olduklarından suda az
çözünürler.